Henüz ülkemizde fazlaca bilinmeyen, ama sık görülen ve sayısı her geçen gün artan, yatak odalarında her gece hayatlarının en büyük korkusunu yaşayan ve cinsellikleri bir kabusa dönüşen kadınların hastalığından sizlere bahsetmek istiyorum. Çünkü bu ara bana gelen e-postaların en ağırlıklı kısmında bu konu yer almaktadır.
Cinsel ilişki sırasında
da vajinanın esnemesi ve genişleyebilmesi büyük öneme sahiptir. Vajina
yani kadın cinsel organı, ilişki sırasında erkeğin penisinin büyüklüğü
yada küçüklüğüne göre kendini hazırlar. Cinsel birleşmenin durumuna bağlı
olarak genelde dışa en yakın kısmı oldukça gevşeyebilir. Bu durumda erkeğin
penisinin girmesi son derece zor, hatta olanaksızdır.
Vajinismus ailesel
bir problemdir. Kadının ve erkeğin ortak bir sorunudur. Bu nedenle hiç
bir taraf diğerini suçlamamalı veya bu konuda anlayışsız olmamalıdır.
Vajinismus Nedir?
Kadında cinsel ilişkinin
olduğu anatomik bölgeye vajen adı verilir. Vajenin etrafındaki kasların
kasılması, tüm vücutta bir kasılma, endişe, korku ve panik hali, kadının
bacaklarını sıkıca kapatması ve elleriyle eşini itmesine yol açan, istemsiz
bir şekilde yani kadının kontrolü dışındaki bilinçdışı vajinal kasılmalara
vajinismus denir. Halk arasında evli bakireler, tamamlanmamış evlilik veya
cinsel fobi, tıp literatüründe cinsel işlev bozuklukları sınıflamasında
ise cinsel ağrı bozukluğu da denilir. Ağrılı cinsel ilişki ile vajinismus
birbirlerini tetikleyebilen iki patolojidir.
Vajinanın giriş bölümündeki 2 cm’lik düz kaslardan oluşan ağzı gergin ve serttir. Bu nedenle cinsel birleşme olanağı vermez. Penis vajinaya giremez.
Vajinismuslu kadınlar cinsellikle ilgili konuşmayı sevmezler, cinselliği iğrenç olarak algılayabilirler. Vücutlarının eşleri tarafından beğenilmeme korkusu yaşayabilirler, vücutları ile barışık değillerdir. Eşleri tarafından terk edilme duyguları ve güvensizlik yaşayabilirler.
The Merck Manuel'e
göre vajinismusun tanımı şu şekildedir: "Kadınlarda, penisin vajinaya girmesini
önlemek konusunda mevcut bilinçdışı bir istek sonucu vajina aşağı bölümündeki
kasların adeta bir şartlı refleks gibi kasılması sonucu meydana gelen vajina
spazmıdır. Penisin vajinaya girmesi çok zaman olanaksız olduğundan bu olay
iyi gitmeyen evliliklerde sık görülür." Amerikan Psikiyatristler Birliği
tarafından ise vajinismus; “istemsiz kasılmalar sonucu ilişkinin gerçekleşememesi”
durumudur. Bu kasılmalar gerçek bir girişim yanında yalnızca girişimin
hayal edilmesiyle bile ortaya çıkabilir. Hatta muayene esnasında da kasılmalar
ortaya çıktığından böyle bir durumda normal vajinal doğum bile mümkün olmayabilir.
Geçmiş de yaşanmış
cinsel bir travma yok ise ve parmak ile vajen girişi ve vajen içi kontrol
edilebiliyorsa, ancak cinsel ilişki sırasında eşi itme ve kasılma oluyorsa
bu durum “basit vajinismus” olarak adlandırılabilir ve nispeten tedavisi
daha kolaydır.
Bazı kadınlar istemli
olarak, ağrı, yanma, acı ve kanama olacağı korkusuyla veya partneri ile
olan diğer problemleri nedeniyle cinsel birleşme esnasında kendilerini
kasarak ilişkiye müsaade etmezler. Bu durum vajinismustan farklıdır ve
karıştırılmamalıdır."
Cinsel Terapist Helen Singer KAPLAN’ın “Resimli Cinsel Tedavi Kılavuzu” adlı kitabının ikinci baskısında vajinismusun tanısı ve nedenleri konusunda şunları yazmıştır: "Vajinismus, vajinal penetrasyona yönelik girişimlerin vajinal girişte istemsiz bir spastik kasılmaya neden olduğu ve bu nedenle cinsel ilişkinin mümkün olmadığı bir bozukluktur. Bu nispeten nadir bir durumdur. Cinsel tedaviye verilen tepki mükemmeldir. Kanıtlar, bu durumun altındaki patolojinin vajinal girişi koruyan kasların koşullandırılmış bir reaksiyonu olduğunu göstermektedir. Görünürde bu kaslar yoğun spazmla tepki verecek şekilde koşullandırılabilir. Vajinismik tepkinin elde edilmesinden sorumlu olan koşullandırılmamış uyarı penetrasyonla ilgili acının herhangi bir kaynağı olabilir. Fiziksel hastalık, psikolojik olarak acı veren bilinçli veya bilinçsiz korku ve/veya suçluluk duygusu gibi bir etki, travmatik cinsel saldırılar vajinismusun ortaya çıkışı ile ilişkilidir. Bazı durumlarda travmatik kaynak tanımlanamaz. Vajinismus vajinal girişin fiziksel olarak engellenmiş olmasından ve aynı zamanda penetrasyondan basit, fobik kaçınmadan ayırt edilmelidir. Vajinismus tanısı yalnızca pelvik muayene ile konabilir."
Vajinismus ve İlk
Gece
Vajinismuslu kadınların
çoğu halen bakiredir. Çünkü vajinismus ilk gece ortaya çıkar. İlk gece
başarısız olan çift sorunun geçici olduğunu ve daha sonraki günlerde kendiliğinden
çözüleceğini düşünür. Fakat daha sonra da sorun devam edince kadında kadınlığında
eksiklik olduğu düşüncesi, üzüntü, sıkıntı, gerginlik, her şeyin daha kötüye
gideceği korkusu ve ardından suçluluk duyguları ortaya çıkmaya başlar.
Erkek ise eşi tarafından istenmediği, reddedildiği duygularına kapılmaya
başlar. Zamanla sertleşme yetersizliği olur. Erkeğin duyguları öfke ve
kırılganlık arasında gidip gelir.
Vajinismusun Nedenleri
Vajinismusun en
sık nedenleri psikolojik kaygılardır. Kız çocuklarına öğretilen veya irademizin
bilinçdışımıza kodladığı “cinsellik kötüdür”, “kızlık zarı çok değerli
ve korunması gereken bir şeydir” düşünceleri bu problemin ortaya çıkmasında
önemli bir yer tutar. Bazen neden cinsel bilgi eksikliği, basit bir utanma
ve cinsel duygulardaki baskılanma olabilir. Bazen de altta yatan neden
özellikle çocukluk dönemindeki travmatik bir yaşantıdır. Bu durumda geçmiş
de yaşanmış taciz gibi travmatik olayların bilinçdışına itilen bugünkü
izdüşümleri ve etkileri gibi daha karmaşık içsel çatışmalar, yanlış kalıplar
yada zorlamalar beden-zihin bütünlüğünü bozup vajinismusa neden olabilir.
M. Erickson'un dediği gibi "defolu bir öğrenme ve kabullenme" vardır.
Nedenleri davranışsal, bilişsel, dinamik ve varoluşsal modellere göre de ele alabiliriz. Yani geçmişte yaşanmış bir taciz, ensest ilişki yada kötü bir cinsel deneyimin kötü ve acı verici olarak değerlendirildiği davranışsal model, yine geçmişte maruz kalınan cinsel yasaklar ve abartılı ilk gece hikayelerin bilinçdışında oluşturduğu cinsellikle ilgili negatif şemaları içeren bilişsel model, daha çok Freud’un ruhsal gelişim evrelerinden cinsel kimlik gelişiminin ilk basamağı olan fallik dönem sorunlardan kaynaklanan dinamik model ve kadın kendini eşine ifade etmesi, farkında olmadan kendi varlığını eşine hissettirmesi ve istediği ilgiyi görmesi için başlattığı bilinçdışı otomatik hareketleri içeren varoluşsal model şeklinde nedenler ele alınabilir. Model veya modellerin çabuk tespiti vajinismus tedavisine yön verir. Örnek olarak; davranışçı ve bilişsel yöntemle başarıya ulaşan bir tedavi sonunda cinsel ilişki yaşanır ve sorun çözülür. Fakat vajinismus nedeni eşe ve yaşama karşı kendini var etme çabası gibi varoluşsal bir yapı ise, zamanla yaşanılan cinsel ilişkiye karşı bunaltı ve kaygı duyulmaya başlanır ya da yaşanılan ilişkiden yeteri kadar cinsel haz alınmaz. Nedeni bilenemez. Her şey yolundadır, yıllardır çekilen sorun çözülmüştür ama bir anda anlamsız bir boşluğa düşülür. İşte varoluşsal model bu sorunun çözümüne ışık tutabilir. Bu nedenle her vakaya davranışsal, bilişsel, dinamik ve varoluşçu yaklaşımları içeren “bütüncül psikoterapi” çerçevesinden bakmak doğru bir yaklaşım olacaktır.
Dinamik modele göre vajinismus; cinselliğin kirli ve kötü bir şey olarak görüldüğü bir savunma tepkisidir. Yani kadın, bilinçdışında, saldırgan ve tehditkar olarak algıladığı erkekle birleşmeyi reddeder. Vajinismuslu kadınlar annelerinin, kendisini ve çocuklarını korumaktan aciz, çaresiz ve bağımlı olduğunu düşünürler ve cinsel ilişkiyi annenin bu zavallılığıyla özdeşleşme çağrışımı yaptığı için, ilişkiye girmemeyi en iyi savunma olarak algılarlar. Sonuçta, vajina istem dışı kasılır, cinsel birleşme olanaksız hale gelir.
Nedenleri çoğaltmak
mümkündür. “Hastalık yoktur hasta vardır” deyimini anımsatıp, benim şimdiye
kadar rastladığım en sık vajinismusa yol açan nedenleri genel olarak sıralayacak
olursak:
-Kızlık zarının
çok değerli ve korunması gereken bir şey olduğu düşüncesi,
-Cinsel kimlik bozukluğu
yani eşcinsel özdeşleşme,
-Cinsel bilgi eksiklikleri,
-Geçmişte cinsel
tacize veya tecavüze uğrama,
-Kızlık zarının
yırtılması sırasında korkunç bir acı duyulacağı fikri,
-Ağrı ve acı duyulacağına
dair korku ve inanışlar,
-Ağrı eşiğinin düşük
olması,
-Utanma ve cinsel
duygulardaki baskılanma,
-Baskıcı ve otoriter
bir baba,
-Zayıf, güçsüz yada
baskın bir anne,
-Pasif, bağımlı
yada aşırı anlayışlı koca,
-Cinsel uyarılmada
problemler,
-Vajinal kayganlıkla
ilgili problemler,
-Cinsel isteksizlik,
-Genç kızlık döneminde
seksin pis ve kötü olduğunu öğreten yanlış ve katı eğitim tarzı,
-Kadının cinsel
bir meta veya cinsel bir obje olarak algılanması,
-Cinsel organın
giriş yerinin bilinmemesi,
-Kızlık zarının
korunması fikrinin yaşattığı ve şartlandırdığı gerginlik,
-Çocuklukta ve grenlikte
“bacaklarını kapa”, “eteğini ört” gibi uyarılar,
-Cinsel mitler,
-Çocukluktan kalma
korkular,
-Cinsellik konusunda
yerleşmiş yanlış ön yargılar,
-Katı ahlak kuralları
ve tabular,
-İlk cinsel ilişki
sırasında kadının canının fazla yanması,
-Vajinanın içine
herhangi bir şey giremeyecek kadar ufak olduğuna dair yanlış inançlar,
-Aşırı katı bir
toplum düzeni içinde yaşama,
-Görücü usulü evlenmeler,
-Cinsel ilişkinin
çok ağrılı olacağı yanlış bilgisi,
-Bilinçdışında yaşanan
suçluluk, ayıp, günah gibi fiziksel, kültürel, dinsel ve ahlaki korkular,
-Bilinçdışına itilmiş
bilinmeyen bir düşünce yada davranışın psikosomatik etkisi,
-İlk gece korkusu,
-Ağrılı bir jinekolojik
muayene,
-Simgesel olarak
zihninde aşırı büyütülen penis yüzünden çok acı çekme veya parçalanma korkuları,
-Geçmişte genital
bölgeye gelen bir darbe yada travma,
-Gebe kalma korkusu,
-Çocuklukta makattan
fitil kullanılması,
-Uygun olmayan veya
istenmeyen bir birliktelikte eşten sakınma,
-Bazı enfeksiyonlar
ve anormalliklerde vajinismusa yol açabilir. Bunlar: Endometriozis, kronik
enfeksiyonlar, kızlık zarının gergin olması vb.
Vajinismusa Neden
Olan Önyargılar
-İlk birleşme her
zaman acı verir,
-Kızlık zarı aile
şerefini korur, yırtılır, kanar ve patlar gibi ön yargılar,
-Cinsellik erkeklerin
gereksinimidir,
-Cinsellik kadınları
için zorunludur,
-Cinsel ilişki kötü
ve acı vericidir,
-Erkekler potansiyel
tehdit kaynağıdır,
-Erkekler baskındır,
-Vücuda giren bir
şey zarar verebilir ve şiddet içerir,
-Korku ve öfke daima
bastırılmalı, asla dışa vurulmamalıdır,
-Kadınlar zayıf
ve çaresizdir,
-Erkeklere güvenilmez.